Sarıyerliler Belgrad Ormanı’nın uzantısı olan Kılıçpınar Ormanı’nındaki yüzlerce dönümlük alanında yapılaşmanın önünü açan, SİT derecesi değişikliğine karşı Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Bölge Müdürlüğü’ne, Sarıyer Belediye Başkanlığı’na ve Sarıyer Kaymakamlığı’na dilekçe verecek. Kılıçpınar’daki eylemde yapılan açıklamada karara, “Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın görevi ormanları, meraları, tarım alanlarını yapılaşmaya açmak değildir, çevreyi korumaktır. Bize ‘sıfır atık’ projesi anlatıyorlar; çevreyi koruyacaklamış, karbon salınımı için. Şu ormanın koruduğu oksijen, engellediği karbon kadar, topladıkları 100 ton atık karbon salınımını engellemez… Bu ağaçların tek bir dalına dokunmak, nefes hakkına el koymaktadır” denildi.
Haber: Beril KALELİ/ Kamera: Hakan KAYA (İSTANBUL) Sarıyerliler Belgrad Ormanı’nın uzantısı olan Kılıçpınar Ormanı’nındaki yüzlerce dönümlük alanında yapılaşmanın önünü açan, SİT derecesi değişikliğine karşı Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Bölge Müdürlüğü’ne, Sarıyer Belediye Başkanlığı’na ve Sarıyer Kaymakamlığı’na dilekçe verecek. Kılıçpınar’daki eylemde yapılan açıklamada karara, “Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın görevi ormanları, meraları, tarım alanlarını yapılaşmaya açmak değildir, çevreyi korumaktır. Bize ‘sıfır atık’ projesi anlatıyorlar; çevreyi koruyacaklamış, karbon salınımı için. Şu ormanın koruduğu oksijen, engellediği karbon kadar, topladıkları 100 ton atık karbon salınımını engellemez… Bu ağaçların tek bir dalına dokunmak, nefes hakkına el koymaktadır” denildi.
Sarıyer Kocataş Mahallesi Kılıçpınar Mevkii’nde bulunan ormanlık alanda yer alan ve özel bir şirkete ait olduğu belirtilen alanın 2024 yılında 1. Derece SİT alanı statüsünden çıkarılarak 3. Derece SİT alanı ilan edilmesi ve çevresinin çitlerle çevrilmesi Sarıyer sakinlerinin ve STK’ların tepkisine neden olmuştu. Sarıyer sakinleri Kılıçpınar Ormanı’nındaki yüzlerce dönümlük alanında yapılaşmanın önünü açan SİT derecesi değişkliğine karşı Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Bölge Müdürlüğü’ne, Sarıyer Belediye Başkanlığı’na ve Sarıyer Kaymakamlığı’na dilekçelerini bugün verecek. İlçedeki 16 mahallenin temsilcilerinden oluşan Sarıyer Mahalleler Birliği öncülüğünde gerçekleştirilen dilekçe kampanyasına ilişkin dün Kılıçpınar’da eylem yapıldı.
CHP, TİP, Saadet Partisi, MHP ilçe yöneticileri, CHP’li Belediye Meclis Üyeleri, Sarıyer Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Coşkun, mahalle muhtarları ile ilçe ve mahallelerdeki derneklerin de katılım gösterdiği eylemde, “Ormanlar bizimdir bizim kalacak”, “Rant rant nereye kadar, işte buraya kadar”, “Ormanlar bizimdir, imara açılamaz”, “Sarıyer uyuma, ormanına sahip çık”, “Orman katliamı durdurulsun” sloganları atıldı.
Eylemde Sarıyer Mahalleler Birliği adına basın açıklamasnı şehir plancısı Özgür Temiz gerçekleştirdi.
“ŞU ORMANIN ENGELLEDİĞİ KARBON KADAR, TOPLADIKLARI 100 TON ATIK KARBON SALINIMINI ENGELLEMEZ”
Temiz şöyle konuştu:
“Ormandaki yapılaşma izinlerine dair önce bu izni kim verdi diye soracağız sonra görevlerini hatırlatacağız. Orman İşletmenin görevi ormanları yapılaşmaya açmak değil ormanları korumak, ormanları geliştirmek. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın görevi çevreyi korumak. Bize ‘sıfır atık’ projesi anlatıyorlar; çevreyi korucaklamış, karbon salınımı için. Şu ormanın koruduğu oksijen, engellediği karbon kadar, topladıkları 100 ton atık karbon salınımını engellemez. Reklam olsun diye COP 32 zirvesini Antalya’da yapıyorlar. Reklama gerek yok; buyurun Kılıçpınar ormanında yapalım bu zirveyi, karbon salınımmıını önleme zirvesinde hep beraber değerlendirelim. Dolayısıyla Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın görevi ormanları, meraları, tarım alanlarını yapılaşmaya açmak değldir, çevreyi korumaktır… Belediyeler; bu plan tadilatı sizin önünüze gelecek. Biz ne zaman hak konuşsak, mahalle konuşsak, plan konuşsak bize donatı anlatıyorsunuz, nüfus anlatıyorsunuz, nüfus dengesi anlatıyorsunuz. Yok bize yeter miymiş, yetmez miymiş. Buraya gelenler insan olmayacak mı? O nüfus dengesini bozmayacak mı? Dolayısıyla bize anlattığınız şeyin sözüne sahip çıkacaksınız. Bize gelince park, yeşil alan, donatı, nüfus artışı sınırlı; onlara gelince milyon dolarlık villalarla her şey serbest. Yok öyle hayat. Bu mahalle bizim, bu orman bizim. Burası bizimdir, biz yıllardır kullandık; kimseye teslim etmeyiz”
SARIYER SAKİNLERİ TALEPLERİNİ SIRALADI
Sarıyer Mahalleler Birliği Sözcüsü Hikmet Kaya, Sarıyer sakinlerinin taleplerini şöyle sıraladı:
“Ormanda yapılaşmanın önünü açan yasal izinlerin kimler tarafından verildiğine dair kamuoyuna açıklama yapılması;
Orman habitatına ve endemik bitkilere ve su kaynaklarına zarar verecek faaaliyetlere derhal son verilip, yapılaşma projesinden vazgeçilmesi;
Bahsi geçen, Kılıçpınar mevkiinde olan yani 934 ada parselde bulunan ormanlık alanda 2.5 metrelik tel örgülerle, çitler kaldırılması;
Orman ve su kaynaklarının Sarıyer halkının kullanımına açılması.”
Kaya, “Bizler bu doğanın sahibi değil bir parçasıyız. Bu doğanın katliamına ortak olmaktır sessiz kalmak. Gelin, ormanlarımızın, börtü böceğin, mantarın, kestanenin, çitlembikin sesi olalım. Ranta karşı yaşamı, betona karşı doğayı savunalım” şeklinde konuştu.
Sarıyer sakinlerinden Özge Gençtürk, Sarıyer Kent Konseyi Başkanı Sibel Bayraktar, İBB Meclis Üyesi Adem Ayverdi, CHP Sarıyer İlçe Başkanı Mehmet Kubat ve Saadet Partisi Sarıyer İlçe Başkanı Muhammed Gazi Kılıç da konuşmalar gerçekleştirdi.
GENÇTÜRK: BU AĞAÇLARIN TEK BİR DALINA DOKUNMAK BİNLERCE İNSANIN NEFES HAKKINA EL KOYMAKTIR
Özge Gençtürk konuşmasında, “Ormanlar kimsenin tapulu malı değildir; ormanlar sermayenin değil, halkındır. Bu ağaçların tek bir dalına dokunmak, bu şehirde yaşayan her bir insanın nefes hakkına el koymaktır” ifadelerini kullandı. Gençtürk şöyle konuştu:
“İstanbul’un nefesini, bu şehrin hafızasını, belki de ileride çocukların hiç göremeyeceği o yeşil geleceği savunmak için bir aradayız. Arkamızda asırlık kökleriyle Belgrad Ormanı, karşımızdaysa onu yok etmek isteyen, gözünü hırs, rant ve beton bürümüş şirketler var. Belgrad Ormanı birilerinin şantiyesi değildir, rant alanı, imar planı hiç değildir. Burası bu şehrin kalbidir, binlerce canlının yuvasıdır. Bu ağaçların tek bir dalına dokunmak, bu şehirde yaşayan her bir insanın nefes hakkına el koymaktır.
Belgrad Ormanı’nın imara açılması yalnızca birkaç ağacın kaybı değildir, su havzalarının, yeraltı su rezervlerinin, ekosistemin ve İstanbul’un geleceğinin geri dönüşü olmayacak şekilde tahrip edilmesi demektir. Belgrad Ormanı sadece bir orman değil, Bizans’tan Osmanlı’ya ve günümüze kadar İstanbul’un hayatta kalmasını sağlayan stratejik bir yaşam kaynağıdır. Bu topraklar birkaç şirketin kar hırsına teslim edilemez. Ormanlar kimsenin tapulu malı değildir; ormanlar sermayenin değil, halkındır. İstanbul’a daha fazla ihanet edilmesine izin vermeyeceğiz. muhafaza ormanı statüsünün değiştirilmesi ve rant odaklı müdahaleler bu ormanın geleceğini tehdit etmektedir. Biz bugün burada yaşamı savunmanın suçu olmadığını söylüyoruz, yaşam savunucularına yönelik baskılara ve saldırılara ve susturma çabalarına karşı dayanışmanın var olduğunu söylüyoruz. Doğayı savunmak yaşamı savunmaktır. Biz buradayız; bu ormandan ve suyumuzdan vazgeçmiyoruz ve nefes alma hakkımızı savunmaya devam edeceğiz. Betona, ranta ve talana karşı yaşamı ve geleceği savunacağız.”
KUBAT: BİR TARAFTA GERÇEK ORMANLARIN KORUMA STATÜSÜ DÜŞÜRÜLÜRKEN DİĞER TARAFTA BETONLAŞMIŞ ALANLARIN SİT ALANI İLAN EDİLMESİ CİDDİ SORU İŞARETLERİ YARATMAKTADIR
CHP Sarıyer İlçe Başkanı Mehmet Kubat ise konuşmasında aynı zamanda Ayazağa Dereboyu Caddesi’nde halihazırda yapılaşmanın bulunduğu 77 dönümlük alanın Çevre, Şehircilik Bakanlığı tarafından 1. Derece SİT alanı ilan edilmesine dikkat çekti. Kubat şöyle konuştu:
“Bir tarafta gerçek ormanların koruma statüsü düşürülüp talana açılırken, diğer tarafta betonlaşmış alanların sit alanı ilan edilmesi kamuoyunun vicdanında ciddi soru işaretleri yaratmaktadır. İstanbul’un ihtiyacı yeni beton alanları değil; deprem güvenliğine sahip yaşam alanları ve korunmuş yeşil alanlardır. Ormanlarımızı ranta açmak, gelecek nesillerin yaşam hakkını tehlikeye atmaktır. Belgrad Ormanları’nın, su havzalarının ve kuzey ormanlarının korunması için hukuki ve demokratik tüm mücadelemizi sürdüreceğiz.”
Açıklamaların ardından Paşa Suyu’na yürüyüş gerçekleştirdi.
Çankaya Manşet, “Başkentin Kalbinden Güncel Manşetler” anlayışıyla Ankara’nın merkezinden yükselen en önemli gelişmeleri anlık, tarafsız ve güvenilir şekilde sunan; gündemi yakından takip eden güçlü bir haber platformudur.
Yorum Yap